Lösemi Hikayeleri: Baba Adayının Lösemiyle Mücadelesi

33 yaşındaki Yasin İstanbul’da giyim sektöründe, makineci olarak çalışıyordu. Aniden meydana gelen aşırı terleme ve özellikle bacaklarında oluşan kaşıntı nedeni ile bir sağlık kurumuna başvurdu. İlk önce cildiyeye görünen Yasin burada bir sonuç alamadı. Yasin’e İdrar yolu enfeksiyonu geçirdiğini ve ilaç kullanması gerektiğini söylediler. Ancak gün geçtikçe Yasin’in halsizliği ve yorgunluğu daha da arttı. Boynunda misket şeklinde şişlikler oluşmaya başladı. Bunun üzerine dâhiliyeye giden ve orada yaptırdığı bir takım testler sonrasında hastalığını öğrenen genç adamın ilk etapta dünyası başına yıkıldı. Pozitif düşünmenin tedaviye olan etkisini öğrenen hasta kendini bu konuda telkin ederek hastalığın karşısında güçlü durmaya çalıştı. Hastanede 8 ay boyunca kemoterapi tedavisi gören Yasin, hayatı boyunca unutamayacağı günler yaşayıp, bu durumda olan birçok kişi ile tanıştı. Tamamen iyileşerek hastaneden ayrılan genç adam hastalığının nüksetmesi ile bir üniversite hastanesine gitmek istedi ancak maddi durumunun yetersizliğinden dolayı hemen tedaviye başlayamadı. Orada zaten hastalığı henüz çok ilerlemediği için bir süre daha bekleyebileceği söylendi. Ancak Yasin raporlarını alarak Sosyal Sigortalar Kurumu ile anlaşası olan bir özel hastaneye gitti ve tedavisine orada yeniden başladı.

Baba Adayının Lösemiyle mücadelesi

Baba Adayının Lösemiyle mücadelesi

O zamana kadar hastalık 4. Evreye kadar ilerlemişti. Tedaviye çok ağır bir kemoterapi süreciyle başlandı ve daha sonra bir dizi iğne vuruldu. Kendisinden ilik alınarak daha sonra o ilikler tekrar kendisine verildi. Yasin bu işlemi yaptırabildiği için kendisini çok şanslı görmekte. Tam 23 gün boyunca hastanede yatan Yasin’in o sırada hamile olan eşi ve fazla duygusal olan annesi hastanede yanında kalamadı. Çok yakın bir dostu kendisine destek olma amacı ile onu hastanede yalnız bırakmadı ve bu moral belki de iyileşmesine büyük bir katkı sağladı.

Yasin sürekli hastalığı yeneceğini düşündü e özellikle tıp bilimine çok inandı. Üzülmek yerine umutlu olmayı seçerek hayata dört elle sarıldı. Doğacak olan çocuğuna baba olabilme arzusu belki de onu hayata bağlayan en önemli sebeplerden biri oldu.

Lösemi de dâhil olmak üzere tüm kanser türlerinde, inanmanın ve hayata bağlanmanın hastalığı yenmekteki katkısı tartışılmaz bir gerçek.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir